Yaygın Kaygı Bozukluğu | Psikoloji ve Danışmanlık

Yaygın Kaygı Bozukluğu

Yaygin-Kaygi-Bozuklugu1

Anksiyeteli kişiler bir sorunla karşılaştıklarında otomatik olarak en olumsuz sonuçları beklemek eğilimindedir. Bu eğilim kişinin dikkatini sürekli olarak en olumsuza odaklamış ve bu nedenle kişi fiziksel psikolojik ve toplumsal tehditlere aşırı duyarlı hale gelmiştir. Bu aşırı duyarlılaşma kişinin sorunlarla başetme ve onları çözümleme yetilerini değerlendirme dışı bırakmasına neden olur. Bu durumun üstesinden gelemeyeceğim şeklinde işleyen düşünceler kişinin uyumunu bozar ve oluşan çaresizlik duyguları olayın eksenini kaydırarak olayla baş edebilmek için kullanacağı yetilerini küçümseyerek, görmezden gelerek, dikkatlerini sadece riskten kaçınmak için kullanırlar. Bu kaçınma o anki acil tehdit ve tehlike hissini ortadan kaldırdığı için geçici bir rahatlama sağlar. Böylece kaçınma davranışı çarpıtılmış inançların sürmesini sağlar ve zaman içinde pekişerek kökleşebilir.

Anksiyete bozukluğu olan kişiler fiziksel olarak çok uyarıldıklarından ( kalp çarpıntısı, heyecan, gerginlik ) yakınırlar. Bu durumlarıyla ilgili korkulan sonuca o kadar odaklanmışlardır ki sorunu akılcı biçimde düşünme ve odaklanma becerileri azalır. Örneğin sosyal fobik bir kişi ağız kuruluğu ile birlikte kendine aşırı dikkat eder ve bu durum onun diğerlerinin ne dediğini duymasına engel olabilir. Bu durum ise onda konuşamayacağı, donup kalacağı ve diğerlerinin kendisini aptal yerine koyacağı yargısına yol açar ve ardından kişi sıklıkla ortamı aniden terk eder veya sinirlerini yatıştırmak için sorunlu davranışlara yol açar.  Anksiyeteli tepkiler ve inançlar gerekli müdahaleler yapılmadıkça varlıklarını sürdürürler.

Belli bir durum ve nesneye bağlı olmadan kişinin uzun süreli kaygılı olma durumudur. Genel kaygı bozukluğu olan bireyler gündelik durumlarla ilgili yoğun gerginlik deneyimler.  Çoğu durumda kişi karşılaştığı olaylara gereğinden fazla anlam yüklediğinin farkındadır ancak bedensel uyarımı şimdi ve buradayı yaşamasını zorlaştırır.

 

Tedavi:

  1. En önemli nokta kaygı baş edilebilen bir durumdur ancak kişinin kendisine zaman vermesi gerekmektedir. Bilindik şeytan bilinmedik melekten iyidir deyimini bilirsiniz. Kişi o kadar uzun süredir kaygı ile birlikte olmuştur ki sanki kaygı felaketleri önlüyormuş ve rahat hissetmek kişinin kendisini savunmasız hissetmesine neden olacakmış gibi gelir. Kaygının azalması ve yerine rahatlamanın gelmesinin normal olduğunu bedene ve beyne yavaş yavaş öğretmeliyiz.
  1. Kendini rahatlatmasını öğrenmek. Genel kaygı sorunu yaşayan bireyler kaygıyı yoğun yaşadıklarında düzeltmeleri gereken durumu bulup çözüm ararlar. Kişi yoğun kaygı hissettiğinde nadiren düzeltilmesi gereken bir sorun vardır. Tek yapılması gereken bedensel rahatlamadır. Beden rahat olunca zihin daha üretken olucak ve yaşanan soruna daha iyi çözüm bulabilceksiniz. Belkide kaygılıyken sorun gördüğünüz şey aslında sorun değildir.
  2. Yaşam tarzı değişikliği. Kaygı sorunlarında kişi hedef olarak kaygının azalması olarak görür. Gerçekte yapılması gereken kaynak ve ödülleri devreye sokmaktır. Felaketlere önlem almak için ı kişi yaşamanı daraltmıştır ve kaynakları azalmıştır. Bu yüzden kaynakların tekrar harekete geçirilmesi Genel Kaygı Bozukluğu ile baş etmekte çok önemlidir.

 


YUKARI