Çiftler Nasıl Ayrılma Noktasına Gelirler? | Psikoloji ve Danışmanlık

Çiftler Nasıl Ayrılma Noktasına Gelirler?

Yazar: / Pazartesi, 22 Aralık 2014 / Kategori: Ayrılık
A-couple-having-Just-a-little-disagreement

“İki gözümüz var görmek için, 2 kulağımız var duymak için, 2 kolumaz var tutumak için. Peki neden doğa bize tek bir kalp verdi? Başka birisi ile temasa geçmemiz için.” 

İnsan doğası gereği kusurlu ve eksiktir. Tamamlanmış olmak için birbirimize ihtiyaç duyarız.

Birbirimizle eşleşiriz. Bunun nedeni partnerimiz olucak kişi bize çekici gelir. Onu tanımaya çalışırız ama sanki zaten onu çok eskilerden beri tanıyormuşuz hissi oluşur, çünkü onunla birlikteyken güvende hissederiz. Güvende hissedince savunmalarımız iner, paylaşım başlar, paylaştıkça kendimizi buluruz, ve partnerin deneyimlerinden yenilerini öğreniriz. Hayata verdiğimiz anlam daha sağlamlaşır. Çift kendine güvenli bir auro oluştırmuştur. Bu ateşi sıcak tutmak için ikili birlikte yakacak toplayıp ateşi korumaları gerekir. Ortaklaşa korunmaya çalışılan ateş, ortak bir emek ve paylaşım duygusu verir.

Çiftler ilişkilerinin başlarında birbirlerine olan dikkatleri çok yoğundur. Beynimizin ön bölgesinde bulunan prefrontal bölge şimdi ve burada olan nesnelere dikkatimizi vermemizi yoğunlaştırır. Birşeye çok fazla odaklandığımızda dikkatimizi o nesne (kişi, bitki ya da bir görev) üzerinde tutmamız için beyin dopamin ve serotenin salgılar. Böylece o nesneye karşı olan ilgimiz ve motivasyonumuz devam eder.

Beynimizin bir özelliği daha vardır ki hayatımızda sık  yapılan eylemleri yapmamız için otomatiğe almasıdır. Tıpkı bisiklete binmek gibi.

Çift ilişkisi beyin tarafından otomatikleştirilir. Bunun nedeni partnerlerin ilişki yaşamlarında ileriki aşamalarına geçtiklerinde (evlenmek, birlikte yaşamak, çocuk sahibi olmak, yeni ev almak) bu yeni görevleri yerine getirmek için birbirlerine olan dikkatlerini azaltırlar. Bunun nedeni yeni durumlarla baş edebilmek içindir.  Kısa süreli çiftin kendiliğinden oluşan aurosının dışına çıkmak partnerlerde stres yaratır.

İlişkilerinin ilk dönemlerinde birbirlerine olan çekim kendiliğinden oluşmuştu. Kendiliğinden oluşmayan güvenli çift aurosindan dolayı partnerler birbirlerine sataşmaya başlar. İlişkilerinin yeni aşamasında çiftin farklı bir şey yapması gerekmektedir.

Hem hayatlarındaki yeni görevlere çözüm bulmak hem aralarındaki güvenli çift aurosını yenilemek için kişiler yoğun bir çözüm bulma telaşına girerler. Bu çözüm bulma ve hemen rahatlama çabasında fazla kalmak ilişkiyi zedelenmesinin nedenidir.

Hayatta ve ilişkide bazı sorunlar vardır ki, matematik problemlerinde olduğu gibi kesin bir çözümü yoktur. Yapılması gereken soruna rağmen yaşama becerisi ve eğlenmeyi becerebilmektir. Çift ilişkilerinin ilk dönemlerinde (yoğun tutku ve aşkın olduğu, güvenli çift aurosının kendiliğinden oluştuğu dönemler) de sorunlarla karşılaşmışlardır ama ikilinin arasında kurduğu güven soruna takılıp kalmalarını engellemiştir. İlk önce güven duygusu oluşmuş ardından baş edebilmek gelmiştir. Çiftin ilişkilerinin yeni aşamasında sorun yaşamasının nedeni ilk önce sorunlarla baş edip sonra güvenin geleceğini sanmalarıdır ki bu her iki tarafa da pahalıya patlar.

Çiftin yapmaları gereken aralarında tekrar güvenli işleyen bir sistem kurmalarıdır (Stan Tatkin, 2011).Güvenli işleyen bir sistemin ardından sorunlarla kendiliğinden baş edilebilmeye başlancaktır.

İlk olarak her iki partnerde bedenlerindeki gerginliği azaltmaları için sorun odaklı olmaktan (stres yaratn durumlara ve nasıl çözüm buluncağına kanalize olmak) kaynak odaklı bir bakış açısına geçmeleri gerekmektedir. Kaynak odaklı olmak strese odaklanmadan önce duygusal ihtiyaçlarını sağlayan eylemler ve faktörlere ağırlık vermektir.

Gerçeklik terapisinin kurucusu William Glasser evrensel olarak hepimizin 5 temel ihtiyacı olduğunu tespit etmiştir (1998). Bunlar

  1. Hayatta kalmak (yemek,içmek, nefes almak, sğınabilecek bir mekan)
  2. Ait olma duygusu, sevmek ve sevilmek
  3. Güç ve yeterli hissetmek
  4. Özgürlük ve otonom duygusu
  5. Eğlenmek

Bu 5 temel ihtiyaç minimum ölçüde karşılanmadığında biz yakınlarımızı ve dünyayı düşmanmış gibi algılarız. Partnerler sorun çözmeye bazen o kadar odaklanırlarki bu 5 temel bireysel ihtiyaçlarını karşılamayı unuturlar. İlk önce sorunlara çözüm bulmayı bırakıp bu 5 temel ihtiyacı karşılamak için neler yapılması gerektiği bulunup harekete geçilmelidir.

Bu 5 temel ihtiyaç karşılandıktan sonra rahatlamış bedenleriyle partnerler tekrar birbirlerine daha çekici görünürler. İlk başlanması gereken eylem ise her gün 5 dakika boyunca partnerlerin birbirlerinin gözlerine bakmasıdır. 5 dakika boyunca hiç bir düşünceye izin vermeden sadece karşıdaki partnerin gözlerine bakmak gerekir. Partnerler birbirlerine bakarken beyinlerinin ilkel kısmi karşıdan bir zarar gelmeyeceğinden ikna olur. İkincisi yukarıda bahsettiğimiz gibi bir şeye dikkatinizi sürekli yoğunlaştırdığınız da o şey size ilginç gelmeye ve ona karşı motivasyonunuz da artış olur.

İlişkinizi tekrar düzene sokmanız için dikkatinizi stres yaratın durumlardan çok partnerinizle tekrar güvenli işleyen bir ilişki modeli kurmaya çalışın.

Etiket: ,


Bir Cevap Yazın


YUKARI